Türkland: Bir aidiyet hikâyesi

AYŞE DRAZ / UNLIMITED

Türkiye ve Almanya arasında, göç, aidiyet, kadınlık meseleleri üzerinden şekillenen, mizahi bir dille ve okuma tiyatrosu formunda seyirciyle buluşan Türkland’ın sahneye uyarlanma sürecine dair merak ettiklerimizi Dilşad Budak Sarıoğlu, Ilgıt Uçum ve İrem Aydın’a sorduk.

Dilşad Budak Sarıoğlu’nun otobiyografik romanından uyarlanan Türkland, çok kültürlü kimlik karmaşasının ortasında kendini bulma çabası veren bir kadının hikayesini, “öteki” olma halini, “göç, ‘kimlik” ve “kadınlık” meselesini, mizahi bir dille ve okuma tiyatrosu formunda seyirciyle paylaşan, sahnede Dilşad Budak Sarıoğlu’na, Ilgıt Uçum’un eşlik ettiği ve yönetmenliğini İrem Aydın’ın üstlendiği 70 dakikalık eğlenceli ve eğlenceli olduğu kadar da düşündürücü bir performans. Ailesinin 1980 darbesi sonrası siyasi nedenlerle göç ettiği Almanya’da büyüyen Dilşad’ın Türkiye‘ye yıllar sonra aşkı için geri dönmesini, Almanya’da göçmen ve Türkiye’de geriye göç eden olarak yaşadıklarıyla baş etme sürecini, her iki kültürün de içinde barındırdığı klişeleri ve kendine has tuhaflıklarını ele alan Türkland, aidiyet arayışının insana özgü ve evrensel olduğunun altını çizerken, öte yandan da aynı karakteri iki oyuncunun “temsil ettiği” multimedya bir okuma performansı olarak yalın ama etkileyici ve etkili bir sahneleme ve de sahnede otobiyografik uyarlamalara dair yeni bir biçim önerisinde bulunuyor. Bir kültür-sanat platformu MAVİBLAU prodüksiyonu olan ve de Türkçe dilinde Almanca üst yazıyla sahnelenen Türkland’ın sahneye uyarlanma sürecine dair merak ettiklerimizi, performansın serüvenine dair detayları Dilşad Budak Sarıoğlu, Ilgıt Uçum ve İrem Aydın’a sorduk.

Söyleşinin tamamını okumak için: https://www.unlimitedrag.com/post/turkland-bir-aidiyet-hikayesi

Leave a comment